DOWN SENDROMU (MONGOLİZM) BİLGİ REHBERİ
Down sendromu ile ilgili bu
bilgilerin size bebeğinizin ilk günlerinde
yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu aşamada Down
sendromu’yla ilgili daha başka bir şey bilmek
istemediğinizi düşünebilirsiniz. Böyle hissediyorsanız, bu kitapçığı kendinizi
hazır hissettiğinizde okumak üzere emin
bir yere kaldırın. Metin olun. Bu durum sadece sizin başınıza gelmedi.
Ülkemizde ve Dünya’da Down sendromu olan pek
çok çocuk var ve sizin şimdi karşılaştığınız kaygıların aynısını yaşamış olan
daha pek çok ana-baba var. Sabırla ve
gayretle bir çok sorunun altından birçok anne-baba gibi sizde kalkabilirsiniz.
”Down” sözcüğü,
bu hastalığı ilk kez 1866 yılında
tanımlayan John Longdon Down ‘dan
gelmektedir. Doğan her 660-800 çocuktan birinde, sizin
çocuğunuzda olduğu gibi, Down sendromu vardır. Down Sendromu yaklaşık 150 yıldan beri bilinmekle birlikte,
hastalık 1959’a dek tam olarak açıklanamamıştı. Bu tarihte, bebeğin kanından
örnek alınarak Down sendromu’na yol
açan fazla kromozomun ortaya çıkarabileceği anlaşılmıştı.
Kromozomlar, vücudu meydana getiren hücrelerin küçük birer parçacığıdır; kodlanmış bir mesaj gibi
kalıtsal olarak aldığımız tüm
özelliklerin ‘kopyasını’ taşırlar. Her hücremizde taşıdığımız 46 kromozomun
yarısı anneden, yarısı da babadan gelir. Yani böylece her kromozomdan bir çift
olmak üzere 23 çift kromozomumuz vardır. Down sendromu olan bebekte ise genellikle 21. kromozom 3
tanedir, bu da toplam kromozom sayısının 46 yerine 47 olmasına yol açar. Down sendrom’lu çocukların yaklaşık % 96’sı bu guruba girer. Anababanın kromozomları normaldir; ancak bebeğin 21
numaralı kromozom çiftinde iki değil üç kromozom bulunur. Genelikle annenin yumurtasının ya
da babanın sperm hücresinin
bölünmesinde meydana gelen bir hatadan
oluşur. Böyle bir olgunun doğanın bir hatası olduğunu belirtmek gerekir; anababalar
çocuklarının Down sendromu’na sahip olmasında kendi davranışlarını ya da herhangi bir eksikliklerini sorumlu tutmamalıdırlar.
Bu
fazladan kromozomun bebeğiniz için anlamı nedir ?
Fazla olan bu
kromozom, Down
sendromu olan bebek
ve yetişkinlerin belirli fiziksel
özelliklere sahip olacağını gösterir. Down sendromu olan her çocuk tüm bu özellikleri çeşitli derecelerde
taşıyabilir.
Bu ortak işaretler nelerdir? Bebeğinizin kasları
yumuşak, eklemleri gevşek olabilir ve
gözleri çekik, göz kapaklarında fazladan
bir kat bulunabilir. Ayrıca burun kökü çökük, dili büyük olabilir. İlk
haftalarda diğer bebekler kadar kilo almayabilir. Aynı zamanda diğer çocuklar
kadar da uzamayabilir.
Down sendromu olan çocuklar, zatürre / bronşit gibi akciğer enfeksiyonu ve sinüzite eğilimlidirler; ancak tıp alanındaki bilgi ve becerilerin sayesinde bu durum artık ciddi bir sorun değildir.
Down sendrom’lu çocukların yaklaşık yarısında kalp sorunları da vardır. Bunlar çok küçük sorunlardan, ciddi sorunlara kadar değişkenlik gösterebilir. Çocuk doktorunuz ya da aile doktorunuz size böyle bir sorunun olup olmadığı hakkında bilgi verecek, gerektiğinde kardiyoloji uzmanından konsültasyon isteyecektir. Bebek ve çocuklarda, ileride kalp sorunları çıkabilir ya da aile doktorunuz, sorunu hemen yakalayamayabilir; bu yüzden bebeğinizin nefes alışverişine ve cildinin rengine dikkat edin. Hızlı hızlı nefes alıyor, nefes alırken kaburga araları ve kaburgaların alt kısmı içeri çöküyor, emerken hemen yoruluyor, kalbi çok hızlı atıyorsa endişelenmek gerekir!
Bebeğiniz öncelikle bir bebektir; zihinsel bir
sorunu olma ihtimali onun ikinci özelliğidir. Doğumdan hemen sonra bebeğinizin potansiyelinin ne olacağını
bilmek olanaksızdır. Ona bol bol sarılın. Bebeğinizin herhangi
bir bebeğe verilecek sevgiye, dokunmaya, ilgiye ve bir o kadar da neşeye ihtiyacı vardır.
Bebeğiniz için faydalı bilgiler
Emzirmek için acele etmeyin. Down sendromu olan
bebekler genellikle çok yavaş beslenirler; dolayısıyla emzirme işine çok çabuk
son vermeyin, sabırlı olun. Ara sıra uyumak isteyebilir. Anneler yanaklarını,
çenesini ve ayaklarını okşayarak ve uyumasına engel olarak, daha uzun süre
beslemeyi deneyebilirler.
Bebeğinizin cildi çok kuru
olacaktır. Bebeğinize bebek yağı ile
masaj yapın ve banyosuna da bu yağdan biraz katın. Bebeğin her gün biraz nemlendirici krem ile ovulması, kuruma
çatlamayı önleyecektir.
Gelecek ne gösterecek ?
Bu aşamada gelecekten söz etmek garip görünebilir; ancak şu iki
soru ilk bir kaç hafta içinde anababalar tarıfından sık sık sorulur;
iÇocuğum
büyüdüğü zaman neyle karşılacak ?
iÖnceden ne
gibi bir maddi önlem alabiliriz ?
Down Sendromlu çocuklar
uzun süre yaşayabilir ve mutlu bir hayat sürebilir. Büyük bir fiziksel sorun olmadığı
sürece, oğlunuz yada kızınız, bizlerin karşılaştığı sorunlarla karşılaşarak ellili yaşlarına kadar gelebilecektir: okul, eğitim, iş ve kendine
ait bir düzen gibi…
Son
olarak, her şey çok yavaş ilerliyor gibiyse
de ümitsizliğe kapılmayın.
Çocuğunuz kendi becerilerini geliştirecektir. Bu yüzden ne kadar küçük
olursa olsun, atılan her adımdan mutluluk duyun.